Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü aramızdan ayrılışının 84. yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de hayata gözlerini yumdu. Atatürk'ün vefat edişinin 84. yıl dönümünde saygı, sevgi ve hasretle anıyoruz.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü aramızdan ayrılışının 84. yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz
10 Kasım 2022 - 10:06

Bugün, Milli Mücadelemizin önderi ve Cumhuriyetimizin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikal edişinin 84. yıl dönümü.


 

ZİYARETÇİLER ANITKABİR VE DOLMABAHÇE'YE AKIN EDECEKLER


84 yıl önce bugün 1938 yılının 10 Kasım'ında kaybettiğimiz Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, her sene olduğu gibi bu sene de büyük bir özlem ve sevgiyle anılacak. Anıtkabir sevdikleriyle buluşacak. Her sene olduğu gibi bu sene de binlerce vatandaş, ellerinde bayraklarıyla Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu Dolmabahçe Sarayı'na akın edecekler.


 

09.05'TE HAYAT DURACAK


Koronavirüs tedbirleri kapsamında vatandaşların maskeli ve mesafeli olarak içeri alınacağı Dolmabahçe Sarayı'nda saatler 09.05'i gösterdiğinde Atatürk'ün odasında resmi tören gerçekleşecek.



 

ANITKABİR'DE İLK TÖREN


Anıtkabir'deki ilk tören Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Aslanlı Yolun başladığı merdivenlerin önündeki alanda saat 08.45'te başlayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mozoleye çelenk bırakacak ve "ti" borusunun çalınmasıyla iki dakikalık saygı duruşunda durulacak.


 

CENAZE ALBÜMÜ SANAL ORTAMDA ZİYARETÇİLERE SUNULACAK


Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının ardından İstanbul ve Ankara'da düzenlenen cenaze töreninde çekilen fotoğraflardan oluşan cenaze albümü sanal ortamda ziyaretçilere takdim edilecek. Milli Kütüphane arşivinde bulunan "Ebedi Şefimiz Atatürk'ün İstanbul ve Ankara'daki Cenaze Töreni Albümü"nün yaklaşık 2 yıllık restorasyon süreci tamamlanmış bulunmakta. Milli Kütüphane Restorasyon ve Konservasyon laboratuvarında yürütülen çalışma kapsamında albümün cilt derisi ve ön kapak üzerindeki yazıları rötuşlandı, taşıyıcı sayfalar yenisiyle değiştirildi, eski fotoğraflar onarıldı. Ata'nın son yolculuğuna ait 800 fotoğraftan oluşan albüm için Milli Kütüphanenin internet sitesinde sanal sergi hazırlandı.


 

"İNSANLIK BÜYÜK EVLADINI KAYBETTİ"


Gazeteler 10 Kasım 1938 günü, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümüne duyulan üzüntüyü manşetlere taşıdı. Türk basını en hüzünlü manşetlerini Ata'nın hayata gözlerini yumduğu gün attı. Ulusal gazeteler yıldırım (ikinci) baskılarıyla Ata'nın vefat haberini okurlarına duyurdu. Atatürk'ün ebediyete irtihalini, Ulus Gazetesi, "Kurtarıcını ve En Büyük Evladını Kaybettin. Türk Milleti, Sen Sağol", Tan Gazetesi , "Babamızı Kaybettik", Cumhuriyet Gazetesi, "Atatürkümüzü Kaybettik", Kurun Gazetesi: "Atatürk Öldü. Türk Milleti Sen Sağol", Son Posta Gazetesi: "Türk Milleti Ulu Şefini, İnsanlık Büyük Evladını Kaybetti" manşetleriyle haberleştirdi.


 

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ VE ATATÜRK HAFTASI


1938 yılı 10 Kasım günü saat 9'u 5 geçe aramızdan ayrılan Atatürk o gün çeşitli etkinliklerle anılır. 10-16 Kasım haftası; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk'ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk'le ilgili filmlerin gösterildiği hafta olarak kutlanır. Atatürk'ün aramızdan ayrılığı gün, Anıtkabir ziyaret edilir, Ankara'da resmi tören yapılır. Her 10 Kasım'da Türkiye'de yaşam durur ve bayraklar yarıya indirilir.


 

MÜCADELE VE BAŞARIYLA GEÇEN HAYAT


Büyük Önder Atatürk, 1881'de Selanik'te dünyaya geldi. Annesi Zübeyde Hanım'ın arzusu doğrultusunda ilköğrenimine Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde başlayan Atatürk, daha sonra babası Ali Rıza Efendi'nin isteği üzerine geçtiği Şemsi Efendi Mektebinde ilkokulu tamamladı.

Ortaokul eğitimi için gittiği Selanik Mülkiye Rüştiyesinden kendi isteğiyle ayrılan Atatürk, öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesinde sürdürdü. Bu okulda matematik öğretmenliği yapan Yüzbaşı Mustafa Efendi, Atatürk'ü sınıftaki diğer "Mustafa"lardan ayırmak için üstün yetenekli öğrencisine ikinci ad olarak "Kemal" ismini verdi.

Mustafa Kemal, Selanik Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Manastır Askeri İdadisinden ikincilikle mezun oldu. Askeri öğreniminin yanında yabancı dil eğitimi de alan Atatürk, yazları izinli döndüğü Selanik'te Fransızca dersleri aldı. Daha sonra İstanbul'a gelerek 1899'da girdiği Harp Okulunu 1902'de teğmen rütbesiyle tamamlayan Atatürk, Harp Akademisinden de 1905'te kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun oldu.

Atatürk, kurmaylık stajı için 1905'te Şam'da 5. Ordu emrine atandı. Suriye bölgesindeki üstün hizmetleri dolayısıyla Beşinci Rütbe'den Mecidi Nişanı verilen Atatürk, 1907'de merkezi Makedonya'nın Manastır şehrinde bulunan 3. Ordu Karargahı'na atandı. Atatürk, 3. Ordu Karargahı'nın Selanik'teki kurmay şubesinde görevlendirildi.

Mustafa Kemal Atatürk, Manastır ve Selanik'te görevliyken 1909'da İstanbul'daki 31 Mart Vakası'nı bastıran Hareket Ordusu'nda görev yaptı. 1910'da Arnavutluk'taki isyanı bastırmak için düzenlenen harekatta da görevlendirilen Atatürk, İtalya'nın 1911'de Trablusgarp'a asker çıkarması üzerine Tobruk'a gönderildi. Tobruk ve Derne'de Türk kuvvetlerini başarıyla yönettikten sonra binbaşı rütbesiyle 1912-1913 yıllarında Balkan Savaşı'na katılan Atatürk, Edirne'yi Bulgaristan'dan geri alan kolorduda görev yaptı.


 

ANAFARTALAR KAHRAMANI


Atatürk, 1913'te Sofya'da ataşeliğe atandı. Ataşe olarak görev yaptığı sırada Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine Atatürk, Başkomutanlık Vekaleti'ne müracaat ederek cephede görev almak istedi. Kendisine "Sizin için orduda her zaman bir görev vardır. Ancak Sofya Ataşemiliterliğini daha önemli gördüğümüzden sizi orada bırakıyoruz." cevabının verilmesi üzerine Büyük Önder, Başkomutan Vekili Enver Paşa'ya şu mektubu yazdı:

"Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz. Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben, Sofya'da ataşemiliterlik yapamam. Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise lütfen açık söyleyiniz."

Bunun üzerine Atatürk, 1915'te Esat Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı Tekirdağ'da oluşturulacak 19'uncu Tümen Komutanlığına atandı. Gelibolu Yarımadası'na asker çıkaran ve Conkbayırı'na ilerleyen düşman birlikleri Atatürk'ün komutasındaki 19'uncu Tümen kuvvetlerinin taarruzuyla geri çekildi. Atatürk, "Anafartalar Kahramanı" olarak ün kazandı.

Atatürk, Conkbayırı taarruzu sırasında göğsüne isabet eden şarapnel parçasının cebindeki saati parçalayarak dönmesi sonucu mutlak bir ölümden kurtuldu. Doğu Cephesi'nde 16'ncı Kolordu Komutanlığına atanan Atatürk, 1916'da Rus saldırılarını durdurarak Bitlis ve Muş'u düşmandan geri aldı ve bu cephede generalliğe terfi etti. 1917'de Filistin ve Suriye'de görevli 7'nci Ordu Komutanlığına atanan Atatürk, aynı yıl Veliaht Vahdettin ile Almanya'ya giderek Alman Genel Karargahı ve Alman savaş cephelerinde incelemelerde bulundu.

1918'de yeniden görevlendirildiği Suriye cephesinde 7'nci Ordu Komutanıyken, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra İstanbul'a döndü. Ülkeyi düşman işgalinden kurtarmak amacını gizli tutarak, Ordu Müfettişliği görevi ile İstanbul'dan ayrıldı.


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum